Söyleyemedim

bıraktığın “İyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana

giderken bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana ;
bu gece iyi diğer gecelerime göre, en azından üstünü örtmeyi öğrendim hayallerimin
sağa, sola dönerek öldürmüyorum artık bıraktığın birkaç mutluluğu
senli rüyalar göreceğim korkusuyla uyumama çabasıda yok artık, birkaç dakika yatabiliyorum
sonra yeniden uyanıyorum yüzümde karanlık, yanımdan benden bile efkarlı yalnızlık!

bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana ;
yok artık öyle kapı açılacakta gireceksin ve odam aydınlanacak, kendimide kandırmıyorum
dudaklarıma sürmüyorum giderken bıraktığın hasret kokularını, varsın çatlasın!
“şerefine” diye kaldırmıyorum kadehlerimi artık “kalışıma” içiyorum
öyle keşke gelsen diye de efkarlanmıyorum hani parmak uçlarıma kadar üşümüyorum
yavaş, yavaş unutuyorum yokluğunuda mektuplar yazmıyorum adresin olmadığı kentlere
şarkılar, şiirler dinlemiyorum adına şarkılar bile istemiyorum radyodan, dinlemiyorsun nede olsa.. yazının devamı >

bir daha yazar mı kalem kanaya kanaya

Çok Sevmişti

Çok Sevmişti
Herhangi bir geminin limandan ayrılmasına bile ağlar oldum
Sonra akşamların gelişi gündüzlerin vedası üzdü beni
Sayende yaşadığıma bile efkarlanıyorum
Artık gerisini sen düşün
Sebepsiz hüzünlerdir benim kirpiklerim
İster istemez öpüp kaçarlar beni
Hiçbir şey olamamış gibi
Nasıl bir selama mutlu oluyorsam
Sensizliğimde bir yağmur damlası bazen kahrediyor beni
Çok genç öleceğim belki
Belkide yaşayanlar kendi nefeslerine bile inanamayacaklar öldüğümde
Elbette her veda gibi hüzünle uğurlanacağım
Kimileri üzülecek kimilerinden fazla
Az yaşadı diyecekler arkamdan az yaşadı
Ama çok sevmişti…

Ceyhun Yılmaz

kaçıyorsun kovalıyor

gecenin bir yarısı yazıyorum bu satırları sana…

Sen en masum halindeyken, uyuyorken… Ben satırlara döküyorum yüreğimi ve ağlıyorum geri getiremediğim için hayallerimiseni ve daha nicesini…

Ağlıyorum… içime göme göme sessizce… Sen uyanmayasın diye…

Ağlıyorum çünkü sensiz ruhumu sıkıyor bedenim, ağlıyorum çünkü sen yokken yüreğim ölüm kalım savaşında gülemiyorum çünkü sende kaldı mutluluğa dair herbişeyim.
Gülemiyorum ağlıyorum ağlıyorum…

Kara gece kararttıkça karartıyor içimi bir de yokluğun… Yazgıma ağlıyorum sabrımın selamete eremeyişine bir türlü gelemeyişine ve sessiz kalışına olmayışına sarmayışına… Sana ağlıyorum yalnızca yalansız SANA…

Başım ellerimin arasında dilimde tek bir cümle…
“NE YAPTIM BEN… NE YAPTIM…”

Pişmanlığım seni geri getirebilse keşke. Keşkelerim bir fayda verebilse KEŞKE…

yazının devamı >