giderken bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana ;
bu gece iyi diğer gecelerime göre, en azından üstünü örtmeyi öğrendim hayallerimin
sağa, sola dönerek öldürmüyorum artık bıraktığın birkaç mutluluğu
senli rüyalar göreceğim korkusuyla uyumama çabasıda yok artık, birkaç dakika yatabiliyorum
sonra yeniden uyanıyorum yüzümde karanlık, yanımdan benden bile efkarlı yalnızlık!

bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana ;
yok artık öyle kapı açılacakta gireceksin ve odam aydınlanacak, kendimide kandırmıyorum
dudaklarıma sürmüyorum giderken bıraktığın hasret kokularını, varsın çatlasın!
“şerefine” diye kaldırmıyorum kadehlerimi artık “kalışıma” içiyorum
öyle keşke gelsen diye de efkarlanmıyorum hani parmak uçlarıma kadar üşümüyorum
yavaş, yavaş unutuyorum yokluğunuda mektuplar yazmıyorum adresin olmadığı kentlere
şarkılar, şiirler dinlemiyorum adına şarkılar bile istemiyorum radyodan, dinlemiyorsun nede olsa..

bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana;
açtım pençelerimi artık suçlu gibi hapsetmiyorum kendimi odama
hasretini içime çekip yaşamaktan vazgeçtim artık, dışarıda mis gibi hava
gözyaşlarımıda attım denize, gamzelerinde çıktı aklımdan, düştüm düşlerinden

bir gecenin gündüze kavuştuğu mucizeden sesleniyorum sana ;
meğerse sensizde nefes alabiliyormuşum

geçen zamana yanarak sesleniyorum
çıkabiliyorum artık kalabalık arasına, merhaba’ları geri çevirmiyorum
bende iyiyim! diyebiliyorum artık, gülümsemeyi ne kadarda özlemiş dudaklarım
suratımı çevirmiyorum iki sevgili görünce ‘off’ falanda çekmiyorum! mutluluk diyorum mutluluk!

şöyle bakıyorumda penceremden denizdeki yansımama, yine kararıyor hava!
hayır,hayır! yakıyorum ışıklarımı! karanlıklara düşmek yok artık!

giderken bıraktığın “iyi geceler” dileklerinden sesleniyorum sana ;
aydınlandı dünyam günaydın, günaydın hayat! …

UFUK ASMAN ~ 03:51 ~ 4/4/2011