Nicedir ayrılık geçmiyordu Boğaz(ım)dan… Kalamış’ta devrik bir cümleydin belki sen…
Bense imla hatasıydım Florya’da… Meğer seni izah edememişim… Beğenmediler acılarımı!
( Özgür Tanrı’da yazdıkları için ödüllendirilmedi… )
Evet doğru… Biri dinamitle edindiği mal varlığını bana dağıtsın diye anlatmadım ki ben seni…
Herkesin İstanbul’u başkaydı…
Başka başkaydı insana verilen değer…
Ucu sivriliyor sözlerimin senden bahsedince… Neden?
Saatte iyice geç oldu…
Kaç günü akşam ettim seninle…
Kaç mevsim değişti ellerimin mesaisinde…
Yelkovanların iş yavaşlatma eylemleri sürerken…
Bu tımarhanenin denize nazır penceresinden daha kaç vakit seyredilir ki hayat…
Bir bardak çay daha çıkar mı sence gözlerinin deminden…
Çok sigara yakılası güzelliğin rahat bırakır mı peki beni; biraz uyusam…
Tavana astığım bakışlarımı yastığımın altına saklasam…
Ne dersin? Üzülme seni yazmaktan vazgeçmedim…
Maksat;
Yarına da bir şeyler kalsın!


yanıma sen gerekmez yürümem için
isyan etmeyi özledim



öyle bitti bu aşk
bir çığlık bir matem bir isyan ve bir ayrılık olurum..
işim çok zor benim her sabah erkenden kalkıp seni seviyorum
aşk ne biliyor musun